Ziraat Türkiye Kupası C Grubu’nun ilk maçında derbi heyecanı yaşandı. Fenerbahçe ile Beşiktaş’ın birçok yıldız oyuncusundan yoksun çıktığı karşılaşmayı, deplasman ekibi Beşiktaş Cerny’nin golleriyle 2-1 kazandı.
Ben Maç öncesinde Beşiktaş’ı bir adım önde görüyordum. Bunun en önemli nedeni, Fenerbahçe’nin bu karşılaşma öncesinde Talisca, Duran, Semedo, Nene, En-Nesyri, Ederson, Fred, Brown, Alvarez ve daha birçok önemli oyuncusundan yoksun olmasıydı. Beşiktaş’ta da El Bilal Touré, Ndidi, Cengiz ve Rafa Silva gibi önemli eksikler bulunuyordu. Ancak iki takımın eksiklerini kıyasladığımızda, Fenerbahçe’nin yokluklarının daha belirleyici olduğu kanaatindeyim. Nitekim maçın sonucu da beklentim doğrultusunda şekillendi.
Genel olarak Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan derbilerin zevkli geçtiğini düşünüyorum. Bu iki takım arasındaki karşılaşmalar genellikle yüksek tempolu ve bol gollü oluyor. Fenerbahçe ligde ikinci sırada yer almasına rağmen, Beşiktaş’a kıyasla daha formda bir görüntü çiziyor. Beşiktaş ise ligde zor günler geçirdiği için bu kupadaki derbiyi kazanarak taraftarına moral vermek istiyordu diye düşünüyorum.
Maçın değerlendirmesine gelecek olursak; karşılaşmaya hızlı başlayan taraf Beşiktaş oldu. Maçın başında Jurasek ile önemli bir pozisyon yakaladılar. Devamında iki takım da zaman zaman etkili ataklar geliştirse de oyun temposu çok yüksek değildi. Bu durum, Beşiktaş’ın 33. dakikada Cerny ile bulduğu gole kadar sürdü. Abraham’ın sağ çaprazdan verdiği şık pası iyi değerlendiren Cerny, ters ayağı olan sağ ayağıyla yerden düzgün bir vuruş yaparak takımını 1-0 öne geçirdi.
Bana göre Golden sonra tempo belirgin şekilde arttı. Fenerbahçe baskısını artırdı ve bunun karşılığını 41. dakikada kazandığı penaltı ile aldı. Mert Müldür’ün Abraham ile girdiği mücadele sonrası hakem, VAR uyarısıyla penaltı noktasını gösterdi. Marco Asensio’nun golüyle skor 1-1’e geldi ve ilk yarı bu sonuçla sona erdi.
Şahsen İkinci yarıda Beşiktaş’ın daha avantajlı olacağını düşünüyordum. Çünkü Fenerbahçe’nin yedek kulübesinde oyunun kaderini değiştirebilecek oyuncu sayısı oldukça sınırlıydı. Beşiktaş ise rakibine göre daha fazla alternatife sahipti. Bu nedenle özellikle 60. dakikadan sonra ev sahibi ekibin oyundan düşeceği kanaatindeydim. Nitekim 55. dakikadan itibaren Beşiktaş ataklarını sıklaştırdı. Bu dakikalarda Fenerbahçe kalecisi Tarık Çetin önemli kurtarışlara imza attı.
İkinci devrede Fenerbahçe, zaman zaman Szymanski ve Asensio ile ataklar geliştirse de bu girişimler sonuçsuz kaldı. Bana göre maçta Fenerbahçe adına Kerem Aktürkoğlu oldukça etkisizdi. Bu kadar fazla eksiğin olduğu bir karşılaşmada, Kerem’den çok daha fazla sorumluluk alması bekleniyordu. Onun formsuz görüntüsü, Fenerbahçe’nin hücumda üretkenlik yaşamasını zorlaştırdı.
Dakikalar 90+1’i gösterdiğinde Rashica’nın güzel pasında Cerny, Oosterwolde’yi şık bir çalımla geçerek kaleci Tarık Çetin ile karşı karşıya kaldı. İlk golde olduğu gibi yerden düzgün bir vuruş yapan Cerny, Beşiktaş’ı 2-1 öne geçirdi. Maçın yıldızı kesinlikle Cerny’ydi.
Karşılaşma bu skorla sona erdi ve Beşiktaş, Kadıköy’deki son dönem üstünlüğünü sürdürmüş oldu. Ligde istediği sonuçları alamayan Beşiktaş için bu galibiyet, taraftar ve camia adına adeta ilaç gibi geldi diye düşünüyorum. Çünkü bir derbi galibiyeti, şartlar ne olursa olsun her zaman çok değerlidir. Özellikle Türkiye’de oynanan futbol ikliminde derbilerin önemi için düşüncem bu yönde.
Tüm takımlara kupa yolunda başarılar diliyorum.