UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 5. haftasında Rams Park’ta Union Saint Gilloise’yi ağırlayan Galatasaray, Victor Osimhen, Mario Lemina ve Yunus Akgün gibi birçok eksiğinin olduğu karşılaşmada rakibine 1-0 mağlup oldu. Bu sonuçla Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 5. haftasını 9 puanla 14. sırada tamamladı.
Karşılaşmayı ben de yerinde izledim ve atmosfer konusunda gördüklerimi sizlere daha net aktaracağım.
Galatasaray’ın birçok eksiğinin yanı sıra taraftarda da bir durgunluk vardı. Galatasaray’ın o bildiğimiz atmosferi, tribün coşkusu bu maçta pek yaşanmadı. Maç öncesinde stad çevresinde bulunan taraftarlar, takımın eksiklerine rağmen bu maç için umutlu görünüyordu ve marşlar eşliğinde maçın başlamasını bekliyorlardı; tam bir karnaval havası vardı. Ancak ilginç bir şekilde stadın içinde maç başladıktan sonra bu pek hissedilemedi. Bunun sebeplerinden biri, Galatasaray’ın çok fazla oyuncusunun sakat olup oynamamasından dolayı taraftardaki endişe olabilir diye düşünüyorum. Çünkü bilinen Galatasaray taraftarı, tribün coşkusu konusunda Türkiye’de “maç kazandıran tribün” diye bilinmektedir. Bu etkenler birleşince ev sahibi ekip maça tutuk başladı.
4. dakikada Union, Sallai’yi çalımlayan Niang ile pozisyon yakaladı ancak savunmada Davinson Sanchez tehlikeyi önledi. Bu pozisyondan sonra 11. dakikada temsilcimiz Galatasaray, Barış Alper Yılmaz ile fırsat yakalasa da Barış’ın şutunda top üstten auta gitti. Özellikle Osimhen ve Lemina’nın eksikliğinin maçta çok hissedildiğini düşünüyorum. Lemina’nın yokluğunda Galatasaray orta sahası normale göre çok daha çabuk geçiliyordu. Osimhen’in yokluğu ise gol yollarında ciddi bir kısırlığa yol açtı. Mauro Icardi’nin kendini bir türlü bulamaması, maçta etkisiz kalmasına sebep oldu. 27. dakikada temsilcimizde Gabriel Sara’nın şutu direkten döndü.
Ancak Sara’nın da bu sezon form düşüklüğünün ciddi derecede devam ettiğini düşünüyorum. Kaliteli bir sol ayağa sahip olmasına rağmen fizik olarak ikili mücadeleleri alamaması ve en iyi yaptığı şey olan duran toplar konusunda da bu maçta iyi olmaması, Galatasaray’ı üretkenlik açısından büyük sıkıntıya soktu. Taraftarlar da tribünde genel olarak Sara’nın performans düşüklüğünden bahsediyorlardı. Galatasaray için bir diğer handikap ise yedek kulübesinin sakatlıklardan dolayı çok yetersiz olmasıydı. Oynayan oyuncular, derbi öncesinde bu maçı 90 dakika çıkarmak zorundaydı. Bu da oyuncularda bir baskı haline gelmiş olabilir diye düşünüyorum.
40. dakikada bu kez Union’un şutu direkten döndü. İlk yarı, iki takım da beraberliği hak edecek kadar oynadı ve devre 0-0 sona erdi. İlk yarının sonunda taraftar, yedek kulübesinin verdiği zaafiyetin oyuna müdahale açısından endişe verici olduğunu dile getiriyordu.
İkinci yarı başladı ve 52. dakikada, sarı kartı da bulunan Union forveti David Akinpelu, Uğurcan Çakır’ın ayağına çok sert bir şekilde bastı. Galatasaray oyuncuları ve taraftarları şiddetli bir şekilde itiraz ederek Akinpelu’nun ikinci sarıdan kırmızı kart görmesi gerektiğini düşündüler. Taraftar, hakemin bu oyuncuya ikinci sarı kartı vermemesini ıslıklarla protesto etti.
Bu pozisyonun hemen ardından, birçok sakatlık ile mücadele eden Galatasaray’da, Fenerbahçe derbisi öncesinde İsmail Jakobs 53. dakikada sakatlanarak yerini genç stoper Arda Ünyay’a bıraktı. Bu sakatlık da stad atmosferini olumsuz etkiledi. Çünkü Galatasaray’ın derbide oynayacak bek oyuncusu kalmadı.
57. dakikada gelişen Union Saint Gilloise atağında David Akinpelu topu ağlara gönderdi ve temsilcimiz 1-0 geriye düştü. Bu golü, ikinci sarıdan kırmızı kart görmesi gereken Akinpelu’nun atması, taraftarı daha da öfkelendirdi.
Bu dakikadan sonra maça durgun başlayan Galatasaray taraftarı, tezahüratlar eşliğinde takımı ileriye itmeye çalıştı. Atmosfer o andan itibaren maçın başına göre daha iyi olmaya başlamıştı. Ancak golden sonra Union temkinli oyununa devam etti ve bir süre mücadele orta sahada sert bir şekilde geçti.
58. dakikada Gilloise, Rodriguez ve Shoofs ile ardı ardına etkili ataklar gerçekleştirse de pozisyonlardan yararlanamadı. Bu pozisyonun ardından temsilcimiz Galatasaray çok önemli bir atak gerçekleştirdi. Abdülkerim’in kafa vuruşunda, top kale alanının içinde Davinson Sanchez’in önünde kaldı ancak Sanchez bu mutlak pozisyondan yararlanamadı ve temsilcimiz beraberlik şansını değerlendiremedi.Bu pozisyondan sonra oyun orta sahaların kolay geçildiği oyuna dönüştü , ancak Union savunma hattındaki disiplinini hiç bozmadı ve Galatasaray’a çok pozisyon şansı vermediler.
89. dakikada genç futbolcu Arda Ünyay ikinci sarı karttan kırmızı kart gördü ve Galatasaray 10 kişi kalarak büyük bir şok yaşadı. Hakemin verdiği kararlar maç boyunca çok tartışıldı. İyi bir maç yönettiğini düşünmüyorum ve skora etki eden bir yönetim tarzı oldu. Maç, Union’un 1-0’lık galibiyetiyle sona erdi. Temsilcimiz Galatasaray bu sonuçla UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 5. haftasında 9 puanda kaldı ve haftayı 14. sırada tamamladı.
Taraftarlar, bu maçın verdiği üzüntüyle birlikte sakatlık sayısının Jakobs ile artması ve Fenerbahçe derbisi öncesi özellikle bu kadar eksiğin olmasından dolayı endişelerini dile getiriyorlardı. Ancak derbilerde son yıllarda Galatasaray’ın üstünlüğünü de göz önünde bulundurursak ve derbilerin atmosferinin her takım için farklı olmasından dolayı, Galatasaray’ın bu kadar eksiğe rağmen de farklı bir performans gösterebileceğini düşünüyorum. Derbiler her zaman heyecan vericidir ve biz de büyük bir heyecanla Pazartesi günü oynanacak derbiyi bekleyeceğiz.
Futbol iyi ki var!