Trendyol Süper Lig’in 16. haftasında, sezona Fatih Tekke yönetiminde başarılı bir şekilde devam eden Trabzonspor ile bu sezon skor ve puan anlamında beklentilerin altında kalan Sergen Yalçın yönetimindeki Beşiktaş karşı karşıya geldi. Altı golün atıldığı mücadelede kazanan çıkmadı ve karşılaşma 3-3 beraberlikle sona erdi.
Maçtan önce ben de bu karşılaşmanın bu denli gollü geçeceğini tahmin ediyordum. Çünkü iki takımın da son haftalara bakıldığında savunma anlamında kalelerinde sıkça gol gördüğü, ancak hücumda da buna rahatlıkla karşılık verebilen ekipler olduğu kanaatindeydim. Maça hızlı başlayan konuk ekip Beşiktaş, 18. dakikada El Bilal Touré’nin indirdiği topu iyi takip eden Abraham’ın Onana’nın üzerinden yaptığı şık vuruşla 1-0 öne geçti.
İki takımın da önemli eksikleri vardı bana göre. Trabzonspor adına gol yollarında çok etkili bir isim olan Paul Onuachu’nun yokluğu ciddi şekilde hissedildi. Ayrıca sağ bek Pina’nın eksikliği de ev sahibi ekip için önemli bir dezavantajdı. Beşiktaş cephesinde ise oyun çözücü özelliğiyle fark yaratan Rafa Silva’nın kişisel sebepler nedeniyle haftalardır forma giyememesi önemli bir eksik olduğunu düşünüyorum. Bunun yanı sıra hücum oyuncuları Cengiz Ünder ve Jota’nın yokluğunun da kadro derinliği açısından Beşiktaş’ı bu karşılaşmada olumsuz etkilediği kanaatindeyim.
İlk golün hemen ardından, 22. dakikada yine El Bilal Touré’nin hazırladığı pozisyonda Cerny topu ağlara gönderdi ve skoru konuk ekip adına 2-0’a getirdi. Ben dahil birçok izleyici bu skora şaşırmıştı. Çünkü iki takımın mevcut form grafiğine bakıldığında, bu skorun tam tersini bekliyordum. Ancak Trabzonspor bu gole çok çabuk yanıt verdi. 25. dakikada Trabzonspor’un sezon başında Beşiktaş’tan kiraladığı Ernest Muçi’nin golüyle fark bire indi.
Bu dakikadan sonra maçın nasıl bir seyir izleyeceğini ben de dahil kimse kestiremiyordu. Nitekim öyle de oldu; 31. dakikada Beşiktaş, Cerny’nin attığı golle deplasmanda farkı yeniden ikiye çıkardı. İlk devre bu skorla bitecek derken, dakikalar 38’i gösterdiğinde maçın o ana kadar bana göre en iyilerinden olan El Bilal Touré, Ozan Tufan’a yaptığı müdahale sonrası VAR uyarısıyla kırmızı kart gördü ve Beşiktaş sahada 10 kişi kaldı.
Bu senaryo bana oldukça tanıdık geldi. Çünkü Beşiktaş bu sezon oynadığı derbilerde sıkça kırmızı kart gören bir takım görüntüsü çiziyor. Fenerbahçe ile oynanan derbide de ilk yarıyı önde kapatmasına rağmen gördüğü kırmızı kart sonrası maçı kaybetmişti. “Acaba bu karşılaşmada da aynı senaryo mu yaşanacak?” diye düşündüm. Gerek Beşiktaş’ın kadro derinliğinin yetersizliği gerekse mevcut form durumu bu düşünceyi bende güçlendirdi.
İkinci yarıya Trabzonspor çok hızlı başladı ve rakibinin 10 kişi kalmasını oyun anlamında iyi değerlendirdiğini düşünüyorum. Ev sahibi ekip kurduğu baskı sonucunda 63. dakikada Oluai’nin attığı golle farkı yeniden bire indirdi.
Benim kanaatim bu maçın 3-2’lik skorla değil, beraberlikle biteceği yönündeydi. Çünkü Beşiktaş, 10 kişi kaldıktan sonra oyunu tamamen Trabzonspor’a bırakmıştı. Saha kenarında Sergen Yalçın’ı oldukça düşünceli görüyordum; ancak Beşiktaş’ın mevcut durumuna bakıldığında bu tavrın son derece doğal olduğunu söylemek mümkün.
Dakikalar 84’ü gösterdiğinde Trabzonspor, geliştirdiği etkili atakta maçın iyilerinden Zubkov’un ayağından bulduğu golle skoru 3-3’e getirdi. Tam da tahmin ettiğim gibi maç beraberliğe gelmişti. Trabzonspor, 90+3. dakikada Augusto’nun kafa vuruşunda direkten dönen topla galibiyeti kıl payı kaçırdı. Bu, ev sahibi ekip adına çok şanssız bir andı. Gol olsaydı, 2-0 geriden gelinen tarihi bir geri dönüşe imza atılmış olacaktı.
Karşılaşmada başka gol sesi çıkmadı ve Trabzonspor ile Beşiktaş sahadan 3-3 beraberlikle ayrıldı. Bu sonuçla ev sahibi Trabzonspor, Süper Lig’in 16. haftasını 35 puanla lider Galatasaray’ın 4 puan gerisinde, 3. sırada tamamlarken; konuk ekip Beşiktaş ise 26 puanla haftayı 5. sırada bitirdi.


