Sevgili okurum, yaklaşan liderler görüşmesi büyük bir siyasal kırılma yaratmayacak…
Ama sürecin psikolojisini ve tonunu belirleyecek önemli bir başlangıç.
Bir saatlik bir buluşmadan kapsamlı bir müzakere çıkmasını beklemek yanlış.
Ancak iki liderin uzun süre sonra yeniden diyalog kurması, tıkanmış kanalların açılması açısından kritik bir adım.
★★★
Yine de çözümün neden ufukta görünmediğini anlamak lazım.
Bunun için sadece Lefkoşa’ya değil, çok daha geniş bir jeopolitik tabloya bakmak gerek.
Kıbrıs meselesi uzun zaman önce iki toplumun iradesiyle çözülebilecek bir dosya olmaktan çıktı.
ABD–Rusya rekabeti, AB’nin güvenlik kaygıları ve Doğu Akdeniz’in enerji mücadelesi gibi birçok başlık var masada…
Tam olarak bu başlıklar adanın kaderini belirliyor…
Büyük tabloyu en iyi özetleyen ifade ise Cumhurbaşkanı Erhürman’ın ağzından dökülen, “Önümüzde bir satranç tahtası var artık ve doğru stratejiyi hep birlikte belirleyecek, uygulayacağız.” cümlesi oldu.
★★★
Satranç tahtasında yapılan hamlelerden biri de GKRY’nin AB’ye sunduğu yeni öneri oldu.
Bu öneri de: Türkiye’nin limanlarını Güney Kıbrıs gemilerine açması karşılığında Türk iş insanlarına AB vizesi verilmesi…
Bu hamle, Rum tarafının Brüksel’i oyuna daha etkin şekilde çekme çabasının yeni bir adımı.
Teknik bir düzenleme gibi görünse de aslında AB–Türkiye ilişkilerinin yeniden şekillenmeye başladığının net bir göstergesi.
Bu teklif 3D’yi de kapsasaydı, belki Türkiye tarafından kabul edilirdi…
Ama bu şekliyle kabul görmeyecek ve havada kalacaktır.
★★★
Peki bu tabloda Türkiye neden en kritik oyunculardan biri?
Avrupa’nın güvenliği söz konusu da ondan…
Güvenlik kapasitesi uzun süredir zayıflamış olan Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacı var.
Ve Avrupa, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana savaşma kapasitesini kaybetti.
Bugün ABD olmasa…
“Rus ordusu 3-4 saat içerisinde İspanya’ya kadar iner” değerlendirmesi hiç de abartı değil; Avrupa’nın kendi askeri gerçekliğiyle yüzleşemeyişinin net bir ifadesi…
Dünyada fiilen savaşma kapasitesini sürdüren çok az ülke var.
Türkiye, savaşma kapasitesini sürdürebilen birkaç ülkeden biri…
Bu nedenle AB’nin Türkiye’ye olan ihtiyacı salt diplomatik değil; güvenlik mimarisinin devamı için stratejik bir zorunluluk.
★★★
Jeopolitik gerçeklik, Kıbrıs Türk tarafının bugüne kadar Ankara ile koordineli ilerlemesinin de temel sebebi.
Türkiye’nin askeri, diplomatik ve ekonomik kapasitesi, Kıbrıs Türk tarafının uluslararası arenada ayakta durmasını sağlayan en önemli güç çarpanı…
Bu nedenle koordinasyon, tercihten ziyade coğrafyanın dayattığı bir gereklilik.
★★★
Liderler Perşembe günü bir araya gelecek…
Ancak çözümün yakın vadede mümkün olabilmesi için diğer oyuncuların da uyumlu hale gelmesi gerekiyor.
Satranç tahtası büyük…
Oyuncu çok…
Herkes aynı anda “şah-mat” arayışında…
Ama yine de küçük pratik hamlelerin önü açık…
Doğru hamleler zinciri kurulursa, oyunda dengelerin değişmesi ise kaçınılmaz.
★★★
Cevdet Bey’in sosyal medya hesabında Cumhurbaşkanı Erhürman ile paylaştığı fotoğrafı görmüşsünüzdür…
Peki arkadaki detaylara dikkat ettiniz mi?
Sol tarafta Cumhurbaşkanı Erhürman’ın oğlu Toprak…
Sağ tarafta ise Erhürman’ın Ankara ziyaretinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı ikili görüşmeden bir kare duruyor.
Erhürman, Erdoğan’la olan bu fotoğrafı çerçeveletip makamının tam arkasına koymuş…
Benzer şekilde, Ersin Tatar’ın arkasında da buna yakın kareler bulunurdu…


