19 Ekim’de yapılan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Ada’da yeni bir dönemin başlangıcını işaret etti. Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin adayı Tufan Erhürman, halkın desteğiyle seçimden zaferle ayrıldı. Erhürman, uzun süredir savunduğu federasyon temelli çözüm vizyonuyla tanınan bir siyasetçi. Seçim sürecinde, bazı çevrelerde onun politik çizgisinin Türkiye ile ilişkilerde bir mesafe yaratabileceği yönünde yorumlar yapılmıştı. Ancak seçimden sonra yaşanan gelişmeler, bu endişelerin yersiz olduğunu açıkça ortaya koydu.
Zira seçim sonrası verilen mesajlar, Türkiye ile KKTC arasındaki güçlü kardeşlik bağının siyasetin ötesinde, derin bir tarihsel ve kültürel temele dayandığını bir kez daha gösterdi. Kıbrıs Türk halkı için Türkiye, her zaman sadece bir “komşu” değil; zor günlerde yanında duran, geleceğe birlikte yürüdüğü bir “ana vatan” olmuştur. Bu bağ, geçici siyasi tartışmalarla sarsılmayacak kadar güçlüdür.
Bugün Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yaparak bu gerçeği bir kez daha perçinledi. Bu ziyaret, bir yandan “gelenek bozulmadı” mesajını verirken, diğer yandan ilişkilerin kopmadığı, aksine karşılıklı saygı ve diyalog çerçevesinde sürdüğü anlamını taşıyor. Türkiye ile KKTC arasındaki bu güçlü dayanışma, Doğu Akdeniz’deki dengelerin yanı sıra Kıbrıs Türk halkının uluslararası alanda hak ettiği konuma ulaşması açısından da büyük önem taşıyor.
Yeni dönemde artık geçmişin tartışmalarını bir kenara bırakıp ortak hedeflere odaklanma zamanı. Kıbrıs Türk halkının refahı, güvenliği ve geleceğe umutla bakabilmesi için Türkiye ile iş birliği her zamankinden daha kıymetli. Tufan Erhürman’ın da bu bilinçle hareket etmesi, hem kendi vizyonunu hem de halkın beklentilerini ortak bir paydada buluşturma niyetini gösteriyor.
Bugün atılan adımlar, sadece bir diplomatik ziyaret değil; aynı zamanda birlik, diyalog ve karşılıklı güvenin sembolüdür. Kıbrıs Türk halkı için önemli olan, hangi siyasi görüşten olunursa olunsun, bu güçlü bağların korunması ve geleceğe taşınmasıdır. Çünkü kardeşlik, zaman zaman farklı düşünsek de aynı yöne bakabilme olgunluğunu gerektirir.
