16585,73%-1,05
43,92% 0,12
51,91% 0,09
7434,92% 1,41
11883,52% 0,57
Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi, evlilik öncesinde psikolojik tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını eşinden gizleyen kadının, boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olduğuna hükmetti.
Gaziantep 9’uncu Aile Mahkemesi’nde görülen davada, davacı erkek; eşinin evlenmeden önce psikolojik tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını kendisinden gizlediğini, bu durumu evlilik sonrası sergilenen normal olmayan davranışlar üzerine öğrendiğini belirterek boşanma davası açtı. Dosyada, tarafların fiilen yaklaşık 1,5 ay birlikte yaşadığı, ardından kadının babaevine gittiği kaydedildi.
Yargılama sırasında dinlenen tanıklar, kadının evlilik sürecinde toplum içinde normal olmayan tavır ve davranışlar sergilediğini beyan etti. Taraflar arasındaki mesajlaşma kayıtlarında ise kadının, psikolojik rahatsızlığını ve tedavi gördüğünü eşinden gizlediğini kabul ettiği tespit edildi.
Temyiz üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi, alt derece mahkemelerinin gerekçesini yetersiz buldu. Kararda; kadının evlilik öncesinde psikolojik tedavi gördüğünü eşine söylemediği, bu durumu evlilik birliği boyunca da gizlemeye devam ettiği, bunun güven sarsıcı nitelikte olduğu vurgulandı.
Yargıtay, kadının bu tutumuyla evlilik birliğinin sarsılmasında tam kusurlu olduğunun anlaşıldığını; taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak, birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte geçimsizlik oluştuğunu belirtti. Bu gerekçelerle, davacı erkeğin boşanma davası açmakta haklı olduğu sonucuna varıldı ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’nin ret kararı bozuldu. Dosya, yeniden değerlendirme yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderildi.